Deneme & Eleştiri3 dk okuma
Bu Dünya Geri Gelmeyecek: Sanatta Ekolojik Yas
Ekolojik yıkım ruhsal bir yıkımdır. Refik Anadol’dan Pınar Yoldaş’a, sanatın tuttuğu ekolojik yası ve yitirilen gelecek ihtimalini inceliyoruz.
Yazan: artcycle
Gök kubbe çatlıyor, deniz çekiliyor, toprak susuyor...
Bu dünya geri gelmeyecek. Sanatçılar, doğayla kurduğumuz bağın kopuşuna tanıklık ederken, kayıplarımızın yasını tutuyor. Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı geç onaylaması ve sonrasında atılan sınırlı adımlar, bu yasın derinliğini artırıyor. Her bir eser, sadece çevresel felaketleri değil, yitirdiğimiz canlılığı, sesleri ve renkleri de anımsatıyor; çünkü ekolojik yıkım, aynı zamanda ruhsal bir yıkımdır.
Anadol, yapay zeka kullanarak dünya genelindeki buzulların eriyişini gösteren büyük ölçekli projeksiyonlar oluşturuyor. Basel’deki Theater Basel’in cephesine yansıtılan bu eser, izleyicilere buzulların yok oluşunu görsel bir şölenle sunuyor. Sanatçı, teknolojiyi kullanarak doğanın çığlığını dijital bir dile tercüme ediyor.
Sanatçı, Grönland’dan kopan buz kütlelerini şehir meydanlarına taşıyarak erimenin sessizliğini görünür kılar. Buzun çözülüşü, insanın zamanla olan savaşına dair fiziksel bir metafora dönüşür. Eser, doğanın acısını elle tutulur hâle getirir. Agnes Denesencini anlatır. Eser, ekolojik duyarsızlığa karşı bir hafıza alanı açar. Tarla, üretimin değil tüketimin merkezi olan kentle bir yüzleşmeye dönüşür.
Doğal malzemelerle yaptığı dev kuş yuvası, doğanın korunması gereken bir beşik olduğunu simgeler. Eser, kırılganlığın içindeki potansiyeli hatırlatır. Sanat, burada sessiz bir koruma ritüeline dönüşür.
Yoldaş, okyanuslarda biriken plastik atıklardan geleceğin post-human canlılarını kurgular. Eser, doğanın tahribatını bilimkurgu estetiğiyle eleştirir. Ekosistem, fazlalıkların içinde evrim geçirir.
Moritanya’nın Nouadhibou kıyısında terk edilmiş gemi enkazlarını belgeleyen Sedira, denizin mezarlığa dönüşmesini gözler önüne serer. Endüstriyel atıkların doğadaki izleri, ekonomik sömürünün sessiz tanıklarıdır. Sanatçı, belleği pasla örter.
Ekolojik yas, sadece ağaçların, hayvanların ya da buzulların kaybı değildir; bir gelecek ihtimalinin yitimidir. Türkiye’nin iklim kriziyle mücadeledeki gecikmeleri her yıl artan yangınlar bu yası daha da derinleştiriyor. Sanat, bu yasın sessiz ağıdını tutar, bize gördüğümüz hâlde sustuğumuz kayıpları yeniden hatırlatır.
Bülten · Ücretsiz, hesap gerekmez
Yeni yazılar e-postanızda
Jurnal’e yeni yazı eklendiğinde haber veririz. Öteki konuları da seçebilirsiniz.

İlgili yazılar

Deneme & Eleştiri ·
Ustasızlık Çağı: Tutorial Cehennemi
“Daha uzağı görebildiysem, devlerin omuzlarında durduğum içindir” Newton’ın bu meşhur sözü, bilginin sadece ilham ya da kişisel çabayla değil, bir aktarımla…

Deneme & Eleştiri ·
Yiyin Efendiler Yiyin: İşçisin Sen İşçi Kal
“Mecburum” yalanı ve “kendi kendini sömürme” tuzağı. Sartre ve Salgado üzerinden modern köleliğin anatomisi ve özgürleştiren yasal haklarımız (4857, 6331).

Deneme & Eleştiri ·
Kararsızlık: Seçimlerin Yükü
“İnsan özgür olmaya mahkûmdur.” Sartre’dan Chirico’ya, kararsızlığın bir zayıflık değil, modern insanın varoluşsal yükü olduğunu sanatla inceliyoruz.
