İçeriğe geç

Bütün yazılar

Varoluş ve Ruhsallık3 dk okuma

Bildik Sahne: Aşkın Bilinçdışı Tekrarları

“Bilinçdışı, sen onu bilinçli kılana dek hayatına yön verecek.” İlişkilerdeki tekrarı ve onarım çabasını, Jung ve Deleuze üzerinden okuyoruz.

Yazan: artcycle

“Bilinçdışı, sen onu bilinçli kılana dek hayatına yön verecek, sen de buna kader diyeceksin.” – Carl Jung


Aşkı yeni bir başlangıç sanırız, ama çoğu zaman tanıdık bir senaryonun içinde buluruz kendimizi. Aynı roller, benzer diyaloglar ve bazen de kaçınılmaz, bildik bir final. Farklı yüzlerde hep aynı hikâyeyi arar gibiyizdir. Bu bir kader mi, yoksa bilinçdışının çözülmemiş bir meseleyi ısrarla gündeme getirme biçimi mi? Geçmişte bizi inciten, kıran veya eksik bırakan ne varsa, şimdiki zamanda onunla yüzleşir dururuz. Tekrarı farkederiz, ordadır ama anlamlandıramayız.

Tekrar bir hapis gibi değildir, çoğu zaman bir onarım çabasıdır. Sindiremediğimiz ham kalmış acı deneyimlerimiz vardır. Bilinçdışı, bu travmaları nihayet işlemek için yeniden sahneye alır. Amaç geçmişteki sahneyi tekrar ederken, bir ihtimal bu kez farklı bir son yazabilmek, tekrarın içinde bir “farklılık” yaratabilmektir. Nihayetinde aşk, bize kendimizi gösteren bir ayna işlevi görür. Bize kalan; ya derinlemesine bir dönüşüme şahit olmak ya da o zorlu yüzleşmeden kaçmaktır.


Alberto Giacometti, The Chariot, 1950.

İnce, kırılgan bir figür, büyük tekerlekler üzerindeki bir savaş arabasına (chariot) monte edilmiştir. Araba; kader sandığımız, bilinçdışının bireyi zorladığı psikolojik, tanıdık kalıplar döngüsüdür. Şemalardır. Birey, bu psikolojik döngü makinesinin üzerinde durmaktadır. Bu sefer çözüm, döngüden kaçışta değil, o yıkıcı ritmin içinde gizlidir. Dönüşüm, “kendi narin varoluşunu” geri adım atmadan koruyabilmenin kendisidir.

Doris Salcedo, Unland: The Orphan’s Tunic, 1997.

Eser, iki kırık ahşap masanın insan saçıyla “dikilmesi” üzerinden, onarımın somut ve acı dolu halini ortaya koyar. Salcedo, travmatik deneyimleri, hafızanın ve yasın (saçın) kendisiyle birleştirir. Bu titizlik, bilinçdışının “sindirme” sürecidir. Geçmişin parçaları yok sayılmadan, aksine içinden geçilerek kabul edilir. Bion’un “kapsama” fikri gibi, eser travmayı yok saymaz; onu “sindirir” ve yeni, yaralı ama “bütün” bir form yaratır.

Roni Horn, You are the Weather, 1994–1996.

İlk bakışta serinin her bir karesi, “aynı” yüzün tekrarı gibi görünür. Bu, geleneksel düşüncenin sevdiği, düşünmeyi rahatlatan o “çıplak tekrar” yanılsamasıdır. Bu tekrar “çıplaktır” çünkü hiçbir “fark” yaratmaz, sadece aynı olanı yineler… Aslında eser, bir kopyasını değil, her seferinde, biricik yeni bir an yaratır. O biricik ana, kaderin bir tekrarı gibi değil; hem kendimizin hem de ötekinin dönüştüğü gerçeğini görerek, bilinçle bakmalıyız.


Sanat, bu tekrar eden senaryoların hem hapishanesini hem de potansiyel çıkışını gösterir. Gördüğümüz eserler, geçmişin hayaletlerinin bugünkü sahnelerimize nasıl sızdığını anlamamıza yardımcı oldu. Bize, o kırıkları onarmanın ve her döngünün içinde gizlenen dönüşüm potansiyelini bulmanın mümkün olduğunu gösterdiler. Bu potansiyel, senaryoyu terk etmekte değil, onu yeniden yazacak iradeyi birlikte göstermekte yatar.

Bu noktada Deleuze’ün felsefesine sığınabiliriz. O, bizi rahatlığı bozmaya ve “zorlu bir yüzleşmeye” çağırır. Bu yüzleşme, eski senaryonun varlığını kabul etmeyi gerektirir. Bireyi, o senaryonun içinde iradeli bir şekilde “farklı” bir anlam yaratmaya davet eder. Bu davet, acı çekilen pasif tekrardan, yaratıcı aktif tekrara geçiş içindir. Dönüşüm, senaryodan kaçmakta değil, onu yeniden yazmakta gizlidir.


OKUMA NOTU

Gilles Deleuze – “Fark ve Tekrar”

Farkın düşünürü, geleneksel felsefenin “özdeşlik” modelinden kurtulmayı ve yalnızca farkı temel alan yeni bir felsefe inşa etmeyi amaçlar.

D.W. Winnicott – “Oyun ve Gerçeklik”

Winnicott, yetişkin ilişkilerini dahi “oyun alanı” olarak görmeyi ve dönüşümün bu güvenli potansiyel alanda gerçekleştiğini savunur.

Bülten · Ücretsiz, hesap gerekmez

Yeni yazılar e-postanızda

Jurnal’e yeni yazı eklendiğinde haber veririz. Öteki konuları da seçebilirsiniz.

Konular
Konular

Kişisel verilerinizin nasıl işlendiği aydınlatma metninde.

İlgili yazılar