İçimde Başka Biri Var: Bu Kalabalıkla Başa Çıkmak/Barışmak
"İçimde başka biri var" hissi bir hastalık değil, zihnin sığınağıdır. Dissosiasyonu, Phil Stutz ve Magritte üzerinden bir barışma sanatı olarak inceliyoruz...

"İçimde başka biri var" hissi bir hastalık değil, zihnin sığınağıdır. Dissosiasyonu, Phil Stutz ve Magritte üzerinden bir barışma sanatı olarak inceliyoruz...
"Bilinçdışı, sen onu bilinçli kılana dek hayatına yön verecek." İlişkilerdeki tekrarı ve onarım çabasını, Jung ve Deleuze üzerinden okuyoruz...
"İnsanın taşıyabileceği en ağır yük kendisidir." Jung’dan Goya’ya, kaçtığımız o yüzleşme anlarına ve gölgemize sanatla bakıyoruz...
Sanat teselli etmez, yüzleştirir. Albert Camus’nün uyumsuzluk felsefesi ışığında; Louise Bourgeois, Francis Alÿs ve Bruce Nauman eserlerinde varoluşun saçmalığına bakıyoruz...
"Her şey saçma!" diyen Dadaistlerden Yves Klein’ın boşluğuna... Sanatın anlam üretmeyi bırakıp, anlam krizini görünür kıldığı o kırılma anını inceliyoruz...
"Kışın ortasında, içimde yenilmez bir bahar olduğunu fark ettim." Camus’den Kahlo’ya, kırılan yerlerimizden yeniden doğmanın estetiğini inceliyoruz...
"Sisifos'u mutlu hayal etmek gerekir." Camus'nün absürt kahramanını ve inadın estetiğini, Titian’dan Stuck’a sanat tarihinden örneklerle inceliyoru...
Remedios Varo’nun Sympathy eserinde kedi, kadın ve kozmik bağların anatomisini inceliyoruz. Sempati mi, empati mi? Sürrealist bir şefkat arayış...