Her şeyin yeniden canlandığı bir evrende, insanın rolü yalnızca toprağı beslemektir. Doğa, insanın kendisine dönüşmüştür. İnsanın kendini gerçekleştirme arzusu, ancak toprağı ve ondan üreyen canlıları beslemesiyle mümkün olacaktır.
Bedenin mekansallaşması üzerine kurgulanan bu eser, insanın doğa üzerindeki hakimiyetini değil, doğayla bütünleşmesini ve döngüsel varoluşu sorgular. Karışık teknik ve dokusal katmanlarla oluşturulan yüzey, toprağın ve bedenin sınırlarının eridiği o ilkel temas anını betimler.









Henüz inceleme yok.